Welcome to SpicePress Theme

Sea summo mazim ex, ea errem eleifend definitionem vim. Ut nec hinc dolor possim mei ludus efficiendi ei sea summo mazim ex.

What we Offer?

Sea summo mazim ex, ea errem eleifend definitionem vim. Ut nec hinc dolor possim mei ludus efficiendi ei sea summo mazim ex.

Easy to Use

Phasellus facilisis, nunc in lacinia auctor, eros lacus aliquet velit, quis lobortis risus nunc nec nisi maecans et turpis vitae velit.volutpat porttitor a sit amet est. In eu rutrum ante. Nullam id lorem fermentum, accumsan enim non auctor neque.

Multi-Purpose

Phasellus facilisis, nunc in lacinia auctor, eros lacus aliquet velit, quis lobortis risus nunc nec nisi maecans et turpis vitae velit.volutpat porttitor a sit amet est. In eu rutrum ante. Nullam id lorem fermentum, accumsan enim non auctor neque.

Responsive Design

Phasellus facilisis, nunc in lacinia auctor, eros lacus aliquet velit, quis lobortis risus nunc nec nisi maecans et turpis vitae velit.volutpat porttitor a sit amet est. In eu rutrum ante. Nullam id lorem fermentum, accumsan enim non auctor neque.

Our Portfolio

Sea summo mazim ex, ea errem eleifend definitionem vim. Ut nec hinc dolor possim mei ludus efficiendi ei sea summo mazim ex.

What People Say

Sea summo mazim ex, ea errem eleifend definitionem vim. Ut nec hinc dolor possim mei ludus efficiendi ei sea summo mazim ex.

img

Sed ut Perspiciatis Unde Omnis Iste Sed ut perspiciatis unde omnis iste natu error sit voluptatem accu tium neque fermentum veposu miten a tempor nise. Duis autem vel eum iriure dolor in hendrerit in vulputate velit consequat reprehender in voluptate velit esse cillum duis dolor fugiat nulla pariatur.

Alice Culan - UI Developer

Güncel haberler

Sea summo mazim ex, ea errem eleifend definitionem vim. Ut nec hinc dolor possim mei ludus efficiendi ei sea summo mazim ex.

Üniversitede ‘hassas meseleleri’ konuşmak


Eğitimde hassas meselelerin konuşulmasını 1915 Ermeni-Türk meselesi üzerinden anlatan akademisyenler aynı görüşte birleşiyor, “öğrencilere özgür bir ortam sunulmalı”. Tarih Vakfı’nın düzenlediği perşembe konuşmalarının 12.’si; “Eğitimde ‘Hassas Meseleleri’ Ele Almak: 1915 Örneği” paneli üç farklı üniversitenin akademisyenlerinin katılımıyla 16 Nisan’da Marmara Belediyeler Birliği Binası’nda gerçekleşti.

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Ayşe Gül Altınay’a göre din, sosyoekonomik düzey, toplumsal cinsiyet gibi çeşitli eksenlerde ötekileştirmeyi üniversitede konuşurken, özgür bir ortam yaratmak çok önemli. Öğrenciler için en sarsıcı anın, aynı tarihi olayın farklı kaynaklarda, farklı şekillerde anlatıldığının fark edildiği an olduğunu düşünen Altınay, derslerinde görsel materyalden, film, röportaj ve tanıklıklardan yararlanmaya özen gösterdiğini belirtiyor. Özellikle tartışılan olayı yaşayan kişilerle tanışmak ve tanıştırmanın çok etkili ve doğru bir yöntem olduğunu düşünen Altınay, 2002’de dersine konuk olarak davet ettiği Hrant Dink’in konuşmasının, öğrencileri derinden etkilediğini ve onlara yıllarca üzerine düşünülecek bir fikir penceresi açtığını belirtiyor.

Ermeni milliyetçiliği de tartışılmalı

Antropoloji ve kültürel çalışmalar alanında ders veren Ayşe Gül Altınay’a göre azınlıklar ve ötekileştirme gibi konuşmaktan çekinilen hassas konulara, müfredatta herhangi bir konu gibi yer verilmesi, bu konuların normalleştirilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra, güncelleştirmek ve geçmişle bağ kurmak gerektiğini, 1915’te Ermeni ve Türkler arasında yaşananların etkilerinin hala devlet-toplum düzeyinde sistematik bir ayrımcılık olarak devam ettiğini ve bunların konuşulmasının yararlı olacağını düşünüyor. Ayrıca Altınay, Ermeni meselesini konuşurken, hiçbir fikri eleştiriden muaf tutmamak gerektiğinden, Ermeni milliyetçiliğini de tartışabilmenin gerekliliğinden bahsediyor. Altınay’a göre dikkat edilecek nokta, tüm bunları katılım çerçevesinde, sindirerek, demleyerek tartışmak.

İkileme düşmek, dünya görüşünü değiştiriyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Çayır’a göre tarihle ilgili farklı kaynaklardan okumalar yaparken kafa karıştırıcı bir ikileme düşmek, kişinin dünya görüşünü değiştirebiliyor. İnsan hakları ve vatandaşlık üzerine dersler veren Çayır’a göre en önemlisi, kendini sorgulamak. İnsanın kendi varsayımlarını, inançlarını, hislerini ‘amaçlı olarak’ sorgulamayı öğrenmesi, perspektifini değiştirmesine olanak sağlıyor. Ermeni meselesi, Dersim olayları gibi tarihimizdeki hassas meseleleri üniversitede tartışırken, öğrencileri taraf olmaya çağırmak yerine, onlara kendi perspektiflerini bulmaları için alan açmak gerektiğini savunan Doç Dr. Çayır, dünyanın genelinde hakimiyet ve ezilme ilişkisinin var olduğunu, ancak öğrencileri hemen ezilenden yana olmaya çağırmamak gerektiğini düşünüyor. Hassas meseleler üzerine farklı kaynaklardan bilgilenen ve kendini sorgulayan kişilerin kendi dünya görüşlerini zaman içerisinde dönüştüreceğini vurguluyor.

Aynı zamanda Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürü olan Kenan Çayır, ayrımcılık gibi özenle anlatılması gereken konular için az da olsa yerli kaynakların bulunduğunu, fakat gereken pedagojik yöntemin uygulanamadığını düşünüyor. Hem lise, hem üniversite düzeyindeki eğitimcilerin doğru bildiklerini kabul ettirmeye çalışmak yerine, öğrencilere kendilerini sorgulamaları ve tartışmaları için güvenli ortamı sağlamaları gerektiğini söylüyor ve ekliyor, “geri dönüp utanç duygularıyla geçmişini incelemek acı verici bir şey”. Bu farkındalığı yaşayan öğrencilerin kendi konfor ortamından çıkarak tarihleriyle yüzleşmeleri ve bu dönüşümü yaşayan diğer kişileri keşfetmeleriyle hayatlarında kırılma anı yaşadıklarını düşünüyor. Çayır’a göre dönüşüm dersle bitmiyor, hayata da entegre etmek gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarından Kara Kutu Derneği’nin hafıza yürüyüşleri, dünya görüşünün eyleme geçirilebildiği çalışmalardan biri.

Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Umut Azak konuşmasına, Ocak 2015’te Ermenistan ve Türkiye’den katılan iki grup öğrenciyle yaptıkları “Turkish Armenian Dialogue and School of Discourse Tranformation” projesini anlatarak başlıyor. 10 gün boyunca Ermenistan’ın başkenti Erivan ve İstanbul’da, Ermeni ve Türk ilişkilerinin dünü, bugünü ve yarınının konuşulduğu projeye, moderatör ve iki ülkenin öğrencilerinden oluşan 18 kişilik grubun katıldığını söyleyen Umut Azak proje boyunca birçok duygusal öğrenmenin ve dönüşümün yaşandığını düşünüyor. En önemli duygusal dönüşümün de İstanbul’da, projenin son gününde katıldıkları 19 Ocak Hrant Dink yürüyüşünde yaşandığını, Ermenistan’dan katılan öğrencilerin “hepimiz Ermeni’yiz” diyen topluluğu görünce şaşkınlık yaşadığını söylüyor.

Proje boyunca yapılan önemli çalışmalardan biri olan, Ermeni-Türk ilişkilerindeki önemli olaylar çizelgesinin oluşturulması sırasında, Ermeni ve Türk grubun birbirinden farklı çizelgeler oluşturduğunu belirten Azak, Ermeni grubun Türklerin tamamen soykırımı inkar ettiklerini düşündüğünü, fakat Türk grubun bu konuda ne inkar ettiğini, ne de kabul ettiğini, politik davrandığını söylüyor. Bu nedenle ilk günlerde diyalogta tıkanıklık olsa da, ilerleyen günlerde bunun aşıldığını, iki tarafın da birbirinden birçok şey öğrendiğini ve iki şehirdeki geziler sırasında yaşanan tanıklıklarla duygusal değişimler yaşadıklarını belirtiyor. En başta bu çalışmanın aslında bir araya gelip diyalog kurma projesi olacağını düşünen Azak, “anladım ki bu sadece bir kendini ifade etme, diyalog kurma projesi değildi, çünkü herkes farklı şeyler öğrendi ve yaşadı” diyor.

Nükleer reklamına etik engel

Akkuyu Nükleer Santrali’nin Çanakkale’deki reklamları “çocuk masumiyetinin ve doğanın saflığının nükleeri sempatik göstermek için malzeme edildiği” gerekçesiyle belediye tarafından kaldırıldı.

Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ninÇanakkale’deki billboard reklamları, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın talimatıyla kaldırıldı. Çanakkale Belediyesi’nin yaptığı açıklamaya göre afişlerin kaldırılma gerekçesi reklamların “etik açıdan sorunlu” olması. Belediye, “kampanya görsellerinde çocuğun masumiyetinin ve doğanın saflığının nükleeri sempatik göstermek için malzeme edilmesi nedeniyle” afişlerin kaldırılması kararı aldı.

Akkuyu Nükleer AŞ tarafından hazırlanan ve il merkezinde 20 billboard’da sergilenen afişler, Çanakkale’deki sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tarafından, 5 Nisan Pazar günü gerçekleşen eylemde protesto edilmişti. 18 Mart İlköğretim Okulu karşısındaki billboard’ların önünde toplanan İda Dayanışma Derneği, Çanakkale Barosu, Türkiye Barolar Birliği Çevre Komisyonu üyeleri, özellikle çocukların nükleer reklamında kullanılmasına tepki göstermiş ve bu reklamların kaldırılmasını talep etmişti.
akkuyu nükleer çanakkale bilboard
Çanakkale Belediyesi afişlerin kaldırılmasıyla ilgili kararını billboard’ları kiralayan firmaya iletti ve afişler dün sabah kaldırıldı.

“Nükleeri özendirmeye dair algı çalışmalarına izin verilmeyecek

Yaptığı yazılı açıklamada, halka açık reklam mecralarının sahibinin yerel yönetim olduğunu söyleyen Çanakkale Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü, belediyenin, ilkeleriyle uyuşmayan reklamları sonlandırma yetkilisini saklı tuttuğunu belirtti. Çocuğun masumiyetinin ve doğanın saflığının nükleeri sempatik gösterme algı çabasına alet edilmesini etik açıdan sorunlu görüldüğü vurgulanan açıklamada, Çanakkale Belediyesi’nin Akkuyu Nükleer AŞ’nin reklamlarıyla ilgili görüşü şöyle yer aldı:

“Çanakkale’de uzun zamandır, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın da başını çektiği bir çevre mücadelesi verilmektedir. Kaz Dağları bölgesinde siyanürle altın arama çalışmalarını sürdüren firmalara karşı, kentte ciddi bir direniş ve hukuki mücadele vardır. Böylesine bir mücadele yaşanırken, Çanakkale’de içeriği değiştirilse de, nükleer santralleri özendirmeye ve gerekli göstermeye dair algı çalışmalarına izin verilmesi söz konusu olmayacaktır.”

Firma: “Reklam halkta antipati yarattı”

akkuyu çanakkaleÇanakkale’deki billboard’ları kiralayan Thor Reklam, sözleşme gereği belediyenin reklamı kaldırma hakkına sahip olduğunu doğruluyor. Nükleer santral reklamında çocukların kullanılmasının halkta tepkiye neden olduğunu söyleyen firma temsilcisi Tacettin Bayar, reklamı veren firmadan ziyade reklamın tasarımının antipati yarattığını düşünüyor. Bayar, belediyenin talebi nedeniyle reklamların kira sözleşmesi sona ermeden birkaç gün önce kaldırıldığını söylüyor.

Fotoğraf: www.evrensel.net

Emlak piyasasını sarsacak proje: “Evimitut”

Evinden çıkanlarla ev arayanlar, evimitut.net’te birleşiyor.

Kiralık bir daireye taşınmak isteyen, fakat emlak komisyonlarından korkanlar için yeni bir alternatif var, Evimitut projesi. Evimitut.net web sitesi, oturmakta olduğu evden çıkan kiracıların verdiği ilanlardan oluşuyor. Ev sahibi ve evi terk etmek isteyen kiracı anlaşarak internet sitesine bir ilan koyuyor ve böylece işin içinde emlakçı olmadığından, hem evi tutacak yeni kiracı emlakçıya herhangi bir komisyon ödemiyor, hem de ev, uzun süre boş kalmadan yeni kiracısına kavuşuyor.

Evimitut projesiyle 2014 Bilgi Genç Sosyal Girişimci Ödülleri’ni kazanan proje koordinatörü Beybin Esen, bu işe bir blog açarak başlıyor. Daha ilk günlerde sitenin trafiğinin ciddi anlamda yükselmesi, dördüncü günde 30 bin ziyaretçi sayısına ulaşılması bu projenin tutacağına dair inançları güçlendiriyor. Beybin Esen’e göre birbirini tanımayan insanların bir araya gelerek sesini yükselttiği bu çağda, bütçesi kısıtlı olanların ortak sorununu çözmek için böyle bir projeye imza attığını söylüyor ve ekliyor: “Biz, kolektif bilincin, kocaman bir emlak piyasasını sarsabilme ihtimalini sevdik”.

10483971_10153149454983298_4995440860546275102_o

Beybin Esen – Evimitut projesinin yaratıcısı

0 TL’ye eve çıkmak

Kısıtlı bütçesi olanları kalbinden vuran Evimitut projesinin gelecek planları ise daha da iddialı. Evimitut’un yaratıcısı Beybin Esen “kullanıcılarımızı 0 TL’ye eve çıkartacağız” diyor. Yeni bir evi kiralarken genelde sözleşme sırasında bir aylık kira ve depozito verilmesi gerektiği için, tek seferde büyük bir miktarın elden çıktığını belirten Esen, yakında bankalarla yapılacak anlaşma sonucu, bu ödemeyi taksitlere bölerek kiracılara kolaylık sağlanacağının müjdesini veriyor. Evimitut.net sitesi, depozito ve kira masrafı için ihtiyaç kredisinden daha düşük oranlı faiz fırsatı sağlayacak. Böylece tek seferde kiracının ev sahibine ödemesi gereken miktar, artık taksitlendirilebilecek. Yeni kiracılar, başta ödeme yapmadan evlerine yerleşecek, daha sonra taksitleri zaman içerisinde ödeyebilecek.

İlan veren indirim kazanıyor

Evimitut projesiyle ilgili en dikkat çekici ayrıntısı, eski kiracının yeni kiracıya evin avantaj ve dezavantajlarını anlatabilmesi. Fakat akıllara takılan en önemli soru ise şu; kira sözleşmesi biten ve evi terk edecek olan kiracı, neden siteye ilan versin? Beybin Esen, çıkacağı evin ilanını veren kiracılara da nakliye masraflarında veya bazı markalardan indirim gibi fırsatlar tanındığını söylüyor. Evden artık çıkmaya karar veren kiracı, ev sahibine “size yeni bir kiracı bulayım” diyerek siteye ilan veriyor. Karşılığında, evi terk ederken de eşyalarının taşınması için indirim kazanıyor. Esen, şaşırtıcı bir şekilde bazı eski kiracıların hiçbir fırsattan yararlanmadan da bu projeye katıldıklarını söylüyor ve ekliyor, “emlakçı herkes için bir yara”. Dönüşümü sağlayan gücün, internetteki kolektif bilinç olduğunu düşünüyor.

Evimi tut projesinin “sıfır TL’ye eve çıkma” fikrinin yanı sıra başka çalışmaları da var. Öğrencilerin ev tutmak isteyen kişilere evleri gezdirmesi ve karşılığında ufak kazançlar elde etmeleri, “garage sale” yani istenmeyen/kullanılmayan ikinci el eşyaların satışı gibi yeni fikirlerin de yakında site üzerinden gerçekleştirilmesi düşünülüyor.